BEBEĞE NASIL YÜZME ÖĞRETİLİR

İLGİNÇ AMA BEBEĞE NASIL YÜZME ÖĞRETİLİR İZLEYİN...

 

köpek balığı - e biraz komik

denizden çıkan köpek balığının karnından insan çıkıyor...

 

Y A Ş L A N I Y O R U Z ! ! !

Y A Ş L A N I Y O R U Z ! ! !

             Bugün üniversite öğrencilerinin çoğunluğunu 1986 doğumlular 
            
             ve daha küçükler oluşturuyor.

             'Gençlik' onlara deniyor.

             Onlar için "Soğuk Savaş" bir bilgisayar oyunu.

             AIDS doğduklarından beri var.

             CD doğduklarında vardı.

             Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.

             Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı...

             Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar.

             Küçük Emrah'ı, Emrah'ın gayrimeşru oğlu sanıyorlar.

             Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu
            
             ve ona neden 'şeytan' dendiğini bilmiyorlar.

             Kenan Evren onlar için tonton bir ressam "netekim".

             Onlar için 'Çarli'nin Melekleri' ve 'Görevimiz Tehlike' sadece
            
             geçen senenin yeni vizyon filmleri.

             Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler.

             Pac-Man'i bilmezler.

             Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.

             Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan
            
             kumanda olmadan nasıl kanal değiştirileceğini bilmezler.

             Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.

             Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı
            
             dönemlerde dinozorların da yaşadığını düşünürler.

             Dallas'ı sadece NBA maçlarından bilirler.

             Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.

             John Travolta'yı hep balık etli ve yuvarlak hatlı olarak
            
             gördüler ve onun nasıl olup da bir dans ilahı olabildiğini
            
             hayal bile edemezler.

             Ve bizlerin de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl
            
             yaşayabildiğimize akıl erdiremezler. ..

             Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim...

             1.Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.

             2. Artık dışarıda geçirilen bir gecenin ardından öğleden
            
             sonraya kadar uyumaya ihtiyacın var.

             3. Arkadaşların bir bir "dede" oluyor.

             4. Küçük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat
            
             oynayabildiklerine her zaman hayret ediyorsun.

             5. Gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı  

             sallıyorsun.

             6. İşine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin
            
             hayatın.

             7. Arkadaşlarınla her gün telefonda daha az vakit
            
             geçiriyorsun.

             8. Zaman zaman arkadaşlarınla buluşup, beraber yaşadığınız
            
             komik anıları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yâd
            
             ediyorsun.

             9. Bu maili okuduktan sonra bunu bazı arkadaşlarına forward
            
             etmeyi düşünüyorsun. Onların da bunu beğeneceklerini
            
             biliyorsun.. .

             Ve...
            
             Evet ... kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş

             Y A Ş L A N I Y O R U Z !!!

İnsanların 'Feci' Ölümlerde Hissettikleri

İnsanların 'Feci'  Ölümlerde  Hissettikleri

New Scientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre feci ölümlerde asıl darbeyi indiren, beynin oksijensiz kalması... Son hissedilen şey ise genellikle sükûnet hissi ve bilinç kaybı...

Dünyanın en önde gelen bilim dergilerinden New Scientist, İskoçya'daki Caledonian Üniversitesi'nden psikolog Cynthia McVey'in, ölümün eşiğinden dönenlerle görüşerek ve bilimsel incelemeleri bir araya getirerek yaptığı araştırmayı yayımladı.

Araştırmaya göre kafa kopmasından boğulmaya, yanmaya ya da yüksekten düşmeye kadar birçok ölüm şeklinde asıl darbeyi indiren, beyne oksijen gitmemesi...

İşte o araştırma:

* BOĞULMA

Kişi ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor.

* YANMA

Yanıklar, çok şiddetli acıya yol açıyor. Sinir uçlarının yanması ise bu acı hissini bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Ardından kişi biraz his kaybına uğruyor. Yanarak ölen kişilerdeki asıl ölüm nedeni çoğunlukla zehirli gazların solunması ve nefessizlik oluyor.

* KAFANIN KOPMASI

Uzmanlara göre beyin, kafa koptuktan sonra saniyelerce fonksiyonlarını sürdürüyor. Fransa'daki raporlara göre 18'inci yüzyılda giyotinli idamlarda kopan kafada 30 saniye kadar yüz mimikleri görülüyordu.

* YÜKSEKTEN DÜŞME

ABD'deki Golden Gate Köprüsü'nden atlayan 100 kurban, akciğerin iflas etmesi, kalbin patlaması ve kırık kaburgaların iç organlara zarar vermesi sonucu öldü.

* ELEKTRİĞE KAPILMA

Evde bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor.

* KAN KAYBI

1.5 litre kan kaybeden kişi kendini halsiz, susamış ve korkmuş hissediyor. İki litre kan kaybedildiğinde baş dönmesi ve bilinç kaybı başlıyor.

* DEKOMPRESYON (BASINÇ KAYBI)

Ani basınç kayıplarından kurtulanlar göğsüne vurulmuş gibi ani bir acı yaşadıklarını anlatıyor. 15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor.

* KALP KRİZİ

En çok rastlanan olay, kaslar oksijen alamayıp çırpınmaya başladığında hissedilen göğüs ağrısıdır. Kalbin normal ritminin bozulması, kalp atışlarını durdurur. Bilinç kapanır, ölüm gerçekleşir.

* ASILMA

Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor. Fırlatma tarzı asılmalarda amaç, boynun kırılmasını sağlamak. Ancak bu yöntemle asılan mahkûmlarda ölümlerin yine boğulmadan kaynaklandığı belirlendi.

* ZEHİRLİ İĞNE

ABD'de idamlarda kullanılan yöntem doğrudan kalbi durduruyor. Araştırmalar, mahkûmların yanma ve büyük acı hissettiğini gösteriyor.

Osmanlı Arşivinden Günümüze Şifreler

Osmanlı  Arşivinden Günümüze  Şifreler

Osmanlı arşivlerinde araştırma yapan bir uzmanın tesadüfen fark ettiği bir mektup Kerkük’e top büyüklüğünde meteor yağdığını ortaya çıkardı.

KERKÜK Postahanesi Müdürü Seyit Hasan’ın 27 Haziran 1856’da İstanbul’da Padişah Abdülmecid’e hitaben yazdığı mektuba göre, hızla yükselen hava sıcaklıkları 40 dereceyi aştı, 250 kişi hayatını kaybetti, tarladaki mahsul tutuştu, ardından gökten meteor yağdı ve 4 şehrin insanı mahzen ve kuyulara inerek yaşamaya başladı. Müslümanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve diğer din mensupları "kıyametteki gibi" kendi mabetlerine akın edip günlerce dua etti. Araştırmacı Hüseyin Irmak’ın Sultanahmet’teki Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde bulduğu Seyit Hasan’ın mektubunda, yaşanan olaylar şöyle anlatıldı:

İNSANLAR YERALTINA İNDİ

"Cenab-ı Allah Osmanlı ülkesini bütün afetlerden korusun. Amin. 74 senesi mayıs ayının 15’inci gününden itibaren bu bölgede süren hava sıcaklıkları gün be gün artarak kırk dereceyi geçmiştir. Sıcakların şiddetinden çevrede çadır ve evlerinde oturanlardan 250 kadar nüfus ölmüştür. 4 şehirde ikamet edenler dolaşmayı bırakarak mahzen ve kuyularda ikamet etmeye başlamışlardır. Yaz mahsülleri ve saire dahi aşırı sıcaklardan kuraklık nedeniyle kendi kendine ateş alarak telef olma derecelerine varmış idi. 6 Haziran cuma gecesi saat yarım sıralarında ehter-i ziya güster burcundan çıkarak görünen ay ışığını kapatıp kıbleye doğru 3-4 mızrak miktarı uzamıştır. Bunun arkasından yıldırımdan korkunç, atış eğitimlerinde olduğu gibi üç defa kudret topu atılır gibi sesler duyulmuştur. 15 dakika ise tüfenk talimi gibi yüksek sesler ortaya çıkmıştır. Ardından gökyüzünde dolunay gibi ateşler görülmüş; 5-6 dakikadan sonra kaybolmuştur. 1-2 saat geçtikten sonra diğer bir yıldız dahi yalancı bir göktaşı gibi izlenmiştir."

KADINLAR DÜŞÜK YAPTI

"Şimdiye kadar buralarda bunun gibi dehşete düşüren bir gökkuşağının ortaya çıkışı görülmemiştir. Bu nedenle halk kıyametteki gibi can ve baş korkusuna kapılarak gerek İslam gerek Yahudi ve gerek diğer dinlere mensup herkes kendi ayinlerince cami, mescid, kilise gibi ibadet yerlerine koşarak baş kaldırıp gözyaşı ile dua etmişlerdir. Bu sıkıntılı durumdan dolayı erkek ve kadınlardan birçok kişi korku ve telaştan dehşete düşmüş, mecalsiz kalan birçok kadın düşük yapmış, sayısız çocuk sara hastalığına yakalanmıştır. Feryatlar gökyüzüne ulaşmıştır. Bu meteor olayından sonra hava sıcaklığının derecesi azalmış, havalar yumuşayarak ferahlamıştır. Birkaç gün sonra düşen parçaların isabet ettiği yerlerden bir kıyye (yaklaşık bir buçuk kilo) ağırlığında düşen cisme ait parçalar bulunarak mahalli hükümete getirilmiştir. Bilginiz olması amacıyla yüksek makamınıza takdim kılınmıştır. Arzolunur. 27 Haziran 1856, Kerkük Postahanesi Müdürü."

<- :: Sonraki Sayfa ->


Free Counter otel emlak inşaat tekstil Health blogs

Bedava Bedavadk Arabul Araba LinkBankasi.Net Dizin , TrDizin Academics blogs Blogarama - The Blog Directory oyunlar



www.kampanyaci.tr.cx

Kampanyaları sitene ekle



Bedava Site Ekle Site Ekle Site Ekle
Baharyayinevi site ekle, arama, toplist, bedava
Sohbet Chat Esitekle.Com Sitenizi Ekleyin Hitiniz Artsın Web Dizin en kral siteler Burada Eklemeniz Sadece 1 Dakikanızı Bile almaz trcafe.com esiteekle.com sohbete.net fixarkadas.com iyisohbet.gen.tr Arkadaşlık Arkadaş Mesajlar Sözler Arkadaş Arkadaşlık Aşk sevgi Ahşap Kapı Ahşap Kapı Amerikan Kapı Mobilya Toplist Güzel Sözler chat odaları Sohbet odaları Site Ekle Sex çet Oyun Oyunlar canlı sohbet chat odaları